13 Kasım 2007 Salı

Hikayeler

HİKAYELER
AYNA
Öğrencilerinden biri; kitabın bu kişide yarattığı şaşkınlıktan ötürü içindekini merak eder. Ancak, tüm çabalarına karşın kitabın içindekilerini öğrenemez. Öğreti bitmeden, bu kitaba el sürmek olanağı olmadığını kendisine anlatırlar. Çaresiz dayanmış, öğretileri yutarcasına beynine katmaya, benimsemeye çabalamış dergahın yeni öğrencisi... Sonuçta beklediği gün gelip çatmış. Mezun olurken tören düzenlenmiş ve kendisine o kitabın bir eşi armağan olarak sunulmuştur. Yıllardır, törende alacağı kitabın içindekileri merakla bekleyen bu öğrenci kitabı aldığı halde açmıyor her nedense artık içindekileri merak etme gereği duymuyormuş! Çünkü, öğrendiklerinin dışında yer yüzünde önemli hiçbir bilginin olmadığını düşünüyormuş. Ancak, kitabı ona armağan eden hocası üsteleyince açıp bakmış... Bakmış ki ne görsün; kitap, içinde ayna bulunan iki yapraktan ibaret! Sayfalar arasında yazı yerine aynada kendisini görünce olanı kavramış öğrenci... Meğerse, bunca yıldır öğrendiği yalnızca kendisiymiş.
Bu öyküde olduğu gibi insan bir evrendir, ne varsa kendisinin içindedir.
ÇATLAK KOVA
Çok eski zamanlarda bir sucu boynuna astığı uzun bir sopanın ucuna taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan eve ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun ancak yarısını eve ulaştırabilirmiş.Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde evine sadece bir buçuk kova su götürebilmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. ''Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum'' demiş. Suçu Neden? Diye sormuş. Kova '' Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için görevimin sadece yarısını yerine getirebildim.'' Suçu ise şöyle demiş. ''Eve dönerken yolun sadece senin taşıdığın tarafta çiçekler olduğunu hiç fark ettin mi? Senin kusurunu değerlendirerek, her gün geçtiğimiz yollarda senin tarafında çiçek tohumları ektim ve sende biz ırmaktan dönerken çiçekleri suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla evimi süsledim. Sen böyle olmasaydın, evimde bu güzellikleri yaşayamayacaktım.
Hepinizin kendine özgü kusurları vardır. Ama Allah'ın büyük planında hiç bir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın onları sahiplenin ve kusurları yapmamaya çalışınız. Kusurlarınızı doğru bir şekilde değerlendirmeyi bilirseniz; sizde mutluluk vaat eden olaylara sebep olabilirsiniz. Sağlık mutluluk ve huzur dolu günler geçirmeniz dileğiyle; her şey gönlünüzce olsun…

Hiç yorum yok: